Süleymaniye Külliyesi II - Mimarbaşının Silinmeyen İmzası, Rana DEMİRİZ
Rana DEMİRİZ
18 Haziran 2021

Süleymaniye Külliyesi II - Mimarbaşının Silinmeyen İmzası

Süleymaniye Külliyesi II - Mimarbaşının Silinmeyen İmzası

Külliyenin sadece cami yapısını değil, diğer öğelerini de incelemeden külliyeyi ve yapılış mantığını anlamış olmayız. Bu bağlamda, arazi çok meyilli olmasından dolayı, farklı kotlara kurulmuş şekilde sıbyan mektebi, Evvel ve Sani Medreseleri ve Tıp Medresesi yüksek kotta olmak üzere; altlarına dükkanlar yerleştirilmiş. Darüşşifa, imaret, tabhane daha da alçak bir kotta, altlarına ahırlar ve kervansaraylar konmuş. Salis ve Rabi medreseleri, arazinin en meyilli yerinde altlarında hücrelerle inşa edilmiş. Darülhadis medresesi ise bir destek duvarı yardımı ile arazi doldurularak yapılmış.

Caminin kıble duvarına bitişik inşa edilmiş, Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbeleri bulunuyor. 1566’da Zigetvar Seferi’nde vefat eden Sultan Süleyman’ın naaşı 82 günlük bir yolculuktan sonra İstanbul’a getirilip kendisinden önce vefat eden eşi Hürrem Sultan’ın yanına defnedilmiş. Türbe için Kabe’den getirilen Hacerülesved parçaları, giriş cephesindeki üç pencereyi saran büyük kemerin kilit taşında yer alır. Mermer plakalarla kaplı türbenin, dış yüzeylerine işlenmiş süslemeler oldukça güzeldir. Revak çatısının duvarlarla birleştiği yerde mermere işlenmiş Rumi kuşağı, yapıyı çepeçevre dolanır. Ayrıca alt pencere alınlıkları ve üst pencere hizasında gülbezekler; üst pencere hizasından itibaren başlayan gülkurusu renkli mermerlerle kaplanmış kartuşlar ve kemerler; beden duvarlarının üzerinde yapıyı çepeçevre saran mukarnaslı korniş dizisi, onun üzerinde de palmet kuşağı dış cephelere renk katar.

Hürrem Sultan’ın türbesinde olduğu gibi, giriş kapısının iki yanında çini panolara yer verilmiştir. 16. yy. Osmanlı çini sanatının en güzel örneklerinden olan bu çiniler İznik üretimidir. Sır altı tekniğindeki çinilerde lacivert, firuze, mercan kırmızısı yeşil renkleri ve beyaz kullanılarak yer yer natüralizme yaklaşan bitkisel düzenlemeler oluşturulmuştur. İç mekân, İznik çinileriyle kaplanmıştır. Sultanın türbesindeki İznik çinilerini bezeyen soyut hatayi ve rumiler, Hürrem’in türbesindeki çini desenlerinin natüralist çiçek üslubundan farklıdır. Kalemişleriyle bezenmiş kubbe, ışıltılı kaya kristalleri ve necef gibi yarı değerli taşlarla dekore edilmiştir. Kubbe, adeta yıldızlarla dolu gökyüzünü andırır.

Süleymaniye Külliyesi, medreseleriyle ünlüdür. Bu medreseler inşa edilmeden önce şehirdeki en yüksek eğitim kurumu Fatih Sultan Mehmet’in açmış olduğu, Sahn-ı Semân Medreseleri idi. Buradaki medreselerin eğitim faaliyetleri 20. yüzyılın başına kadar devam etti. Bu medreselerde hoca olmak da kolay değildi. Adaylar hem sözlü hem de yazılı sınavları geçiyor aynı zamanda kendi branşında bir risale yazması bekleniyordu. 

            Osmanlı devletinin en büyük darüşşifalarından biri olan Süleymaniye Darüşşifası, bir dönem akıl hastanesi olarak kullanılmış. 1873 yılında hastalar arasında ölüme neden olan bulaşıcı bir hastalık yayılınca da Valide Sultan Darüşşifasına taşınmış.

            Hamam, yüzyıllar boyunca medrese talebeleri, müderrisler ve yardımcılar tarafından kullanılmış. Evliya Çelebi, Seyahatname ’sinde, hamamın şairlere layık bir yer olduğunu söylüyor. Reşat Ekrem Koçu’nun aktardığına göre ise, içeride Mimar Sinan’a ait olduğu iddia edilen bir hamam tası yer alırmış. Bu tasın sarılık hastalığına iyi geldiğine inanılır, sarılık hastaları bu tasla yıkanarak iyileşmeyi umarlarmış.

            Külliye’nin en özel yerlerinden biri de Mimar Sinan’ın türbesi. Onu anlamak için kendisi hala hayattayken yazdırdığı biyografisi Tezkiret’ül- Bünyan’ı okumanızı tavsiye ederim. Burada kendisinin nasıl hatırlanmak istendiğini anlayabilir, mimariye bakış açısı hakkında bilgi sahibi olabiliriz.

Rana Demiriz

Köşe yazılarımı YouTube kanalımdan izleyebilirsiniz.

Reviews(0)
Doğrulama Kodu : 1381
Kodu Girin